Ragıp Baba, orijinali İngilizce olan ve Türkçe 'ye “Kalp, Nefs ve Ruh” olarak çevrilen kitabın yazarıdır. “Tasavvuf Psikolojisinde Gelişim, Denge ve Uyum” adıyla da çevrilen bu eser, Robert Frager adındaki bu psikoloji profesörüne aittir. Batılı bir psikoloji uzmanının, tasavvuf geleneğinin zengin maneviyatı ve şahsiyet gelişimi üzerine yaptığı ilk ciddi araştırma olarak değerlendirilebilir. Frager, Amerika'da yaşayan, Yahudi asıllı, hidayete erip İslâm'a giren, tasavvufa intisap ederek bu hayatı içselleştirmiş entelektüel bir Müslümandır.

Yazar bu eseriyle, klasik tasavvuf görüşünü modern psikoloji çalışmalarıyla birlikte değerlendirmiş, günümüz dünyası için etkileyici bir çalışma ortaya koymuştur. Gerek psikoloji mesleğinin gerekse tasavvufun bilgi ve deneyimini kullanarak insanı gözlemlemiş ve tanımlamaya çalışmıştır. Tahlil ve yaklaşımları takdire şayandır.

Benötesi (Transpersonal) Psikoloji’nin öncülerinden ve Pozitif Psikoloji’nin kurucu babalarından olan Frager, Association for Transpersonal Psychology’nin başkanlığı ve Institute of Transpersonal Psychology’nin kurucusudur. Frager, merhum Muzaffer Ozak’ın halifelerinden biri olarak Halveti-Cerrâhî tarikatının Amerika’daki önderlerinden biridir. Kendisinin başında bulunduğu dergâh California Redwood City’de bulunmaktadır. 1960’larda Japonya’dayken ünlü usta Morihei Ueshiba ile Aikido çalışan Frager “7. kuşak dan” sahibi bir Aikidokadır.

Ragıp Baba” olarak bilinen Prof. Dr. Robert Frager’ın tasavvuf hakkındaki bu eseri; kalbin arındırılmasını, nefsin terbiye edilmesini ve ruhun tekâmülünü esas alıyor. Yirmi birinci yüzyılda manevi açlık içinde bulunan ruhlara sesleniyor.

Birçok mürşidi kâmilin, dervişin ve mutasavvıfın üzerinde en çok durduğu kavramları ve aşkın neşet ettiği merci olan kalbin katmanlarını inceliyor. Bu katmanların tasavvuftaki seyr ü sülûk ile aşılan nefsin yedi mertebesinde hangi kısımlara tekabül ettiğinin derûnî boyutlarını detaylı bir şekilde ele alarak, günümüzde eksikliği duyulan manevî rehberliği vurguluyor…

Kutlu söz, sadece nefsini terbiye edenlerin kurtulduğunu bildiriyor...

Nefsin mertebelerinin de işlendiği bu kitaptan, “nefsi emmare” ile ilgili bir paragrafı önemine binaen buraya almak istiyorum. Nefsi emmare ki münafıkların mertebesidir.

Nefsi emmare bizi diğer insanlardan ve Allah’tan ayırır. Eğer kendi içimizin yeterince derinine bakarsak, nefsi emmarenin herkesin bize itaat etmesini, yargılarımızı ve görüşlerimizi gerçek olarak kabul etmelerini istediğini görebiliriz. Daha da derine bakarsak, nefsi emmarenin, tıpkı eski Mısır’da firavunlara tapınılması gibi bize tapmasını istediğini görürüz. Nefsi emmarenin dinamiklerinin özünde yatan özellik budur.”

İkiyüzlülüğün hâkim olduğu, samimiyete aç modern toplumların ihtiyacı olan, kişinin kendini tanıması, nefsini bilmesidir. “Nefsini bilen Rabbini bilir” dediği gibi huzur; nefsini Rab edinmekle değil, Rabbine itaatle mümkündür.

Selam olsun kula değil, Rabbe kul olanlara…

Selam olsun menfaatin değil, iyiliğin peşinde koşanlara…

Muhabbetle…

Mehmet Dikici

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner71

banner70

Alanya Medya Alexa